
17 yasinda evlerin catilarinda, tren istasyonlarinda grafiti yapiyormus JR. "Derdim sanat yapmak degildi sadece kendimi ifade etmeye calisiyordum. Sanat galerisi, sergi vs. anlamiyordum ki "diyor. Hem kac kisi 17 yasinda Paris sokaklarinda sergi acabilmistir?" diye soruyor.

Bir gun Paris metrosunda arkadasiyla gezerken fotograf makinesi buluyor ve onune gelen insanin siyah-beyaz portrelerini cekiyor. Neden portre peki? Cünkü makina 28 mm, yakin tutmak lazimdi diyor:) Sonra bunlari fotokopi makinasinda buyutup basiyor, onune gelen duvara yapistiriyor. Elindeki kamerayi silah gibi tutan siyahi arkadasinin fotografini cekip duvara astiginda ise ortalik birbirine karisiyor. Butun tv kanallarinda sokaklarda neler oluyor, bu genclik nereye gidiyor, tehlike kapimizda gibi haberler cikmaya basliyor.

Sonrasinda Paris disina tasiyor islerini. İsrail ve Filistin'e gidip duvarin iki yanindaki insanlarin portrelerini cekiyor ve dev halde basip portre sahiplerinin evlerinin duvarlarina yapistiriyor. Ama en ilginc olan iki tarafta benzer iki isi yapan kisilerin mesela iki taksi soforunun portrelerini yanyana asiyor ve soruyor hangisi Israilli hangisi Filistinli? Taksi soforunden daha eglencelisi de var tabii; yanyana yapistirilmis dev imam, haham, rahip portreleri:D Butun bunlari yaparken yakalanip oldurulme tehlikesi bi kenarda bekliyor tabii ki.



Sonra Brezilya... Women our Heros adli projesi icin Brezilyali kadinlarin portrelerini cekip dev boyutlarda basip evlerin duvarlarini kapliyor. Gunun sonunda bunlari sanat olsun diye yapmadiginin, hepsinin nedeninin biseyleri protesto etmek oldugunun altini ciziyor.
Hindistan'da ise secimlerin yapilacagi donemde duvarlara bembeyaz kagitlar yapistiriyor. Ne yapiyorsunuz diyenlere "nothing just sticking white" diyor :D

Gercekten de oyle yasaklamayi gerektirecek bi durum yok ortada. Ama bu beyaz kagitlar Hindistanin tozu ve harika renklerdeki toz boyalariyla birlesince yine insan portreleri belirmeye basliyor. Cunku portreler basilirken murekkep degil yapistirici kullanilmis. Boylece yakalanma korkusu olmadan rahat rahat duvarlara islerini yapistiriyor bir guzel de protestolarini yapiyorlar.
Isvicre'de ise minarelerin tartisildigi zaman ince uzun bi kuleye minare fotografi yapistirarak Isvicre'ye en uzun minareyi dikmis oluyor.

Ve bir gun her protestoya yetisemeyecegini farkedip dunyanin her yerindeki takipcilerine el veriyor karizmatik abimiz. Kendi protestonu kendin yap! Portre fotolarini cek, bas sesini duyur. Herkes de sozunu dinliyor.

Konusmasinin sonunda ise son vurusunu yapti. Aslinda dedi siz reklamcilarla ayni isi yapiyor gibi gorunuyoruz. Siz de iletisim icin sokaklari kullaniyorsunuz. Hatta bunu yapabilmek icin milyarlar harciyorsunuz ama ben bunun icin para odemiyorum. Hatta sizin parasini odeyip aldiginiz bilboardlarin ustune gelip kendi isimi yapistiriyorum:) Aslinda biz ayni isi yapiyor gibi gorunmemize ragmen rakibiz. Bunu soyleyip selam cakiyor ortalik yikiliyor, benim ipad yere dusup yamuluyor, salondaki herkes alkislamak icin ayaga kalkiyor, isliklar, bravolar, ustlerini cikarip sahneye kosmak isteyen kizlar falan derken kendisinin hastasi oluyoruz.
Galiba cok uzun yazdim:/ Fazlasini ogremek icin suraya bakin lutfen.
http://www.jr-art.net/projects
Zaten art director dedigin bu kadar uzun yazilar yazmamali.
No comments:
Post a Comment