Friday, June 22, 2012

Twitter - Gerçek zamanlı bağlantılar

Twitter'ın CEO'su Dick Costolo, evvelki gün akşam saatlerinde bize gerçek zamanlı iletişimin getirdiklerini anlatmak üzere sahnedeydi. Konuşmasına #canneslions hashtagini hatırlatarak başlaması, gündemin tartışıldığı mecranın bizzat sahibi olduğunu bize hatırlatarak adamı birkaç seviy daha yükseltmedi desem yalan olur. Daha adam bir şey anlatmadan şöyle bi titredik...


Dick, twitter'ın asıl ve en büyük etkisini "iletişimden zaman ve mekan bariyerlerinin çekilmesi" olarak özetleyiverdi. Bu iki bariyer yok olduğunda kültür, eğitim, statü, ekonomik durum gibi diğer bariyerlerin zaten yerle yeksan olduğunu, bunun da YAKINLIK duygusunu ortaya çıkardığını anlattı.

Sözgelimi, eskiden bir spor karşılaşmasını ya spikerin ya da gazetenin ağzından dinlemek zorundayken, artık bizzat kaleciden, oradaki bir taraftardan, hemi de gerçek zamanlı, dolayısıyla da kurgu değil gerçek bakış açısı içerecek şekilde alabiliyorum. İŞte bu yüzden "twitter brings you closer".

Bu yakınlık duygusunun arkasında hem anındalık hem de filtresizlik var. Herkesin, son derece direkt ve filtresiz perspektifini twitter aracılığıyla okuyabiliyorum. Bu yüzden Arap Baharı dediğimiz şey gerçekleşebildi, insanlar daha önce filtreler yüzünden farkında olamadıkları bir şeyin farkına varabildiler: Yalnız değildiler!


Twitter olmadık bağlantılar ortaya çıkarmak konusunda bir nevi dünya standardı oldu. 3 sene önce kassak uaşamayacağımız insanlara laf yetiştirir, arkadaşımızla mesela bir yemek tarifinden bahsederken sohbetimizin içinde ünlü bir şef görebilir olduk. Bu "unlikely conversation"lar aynı zamanda ilgili yerlere kapaklar takmayı da daha kolay kıldı, bu yüzden birçok twitter kazası/şakası da ortaya çıkıp, twitter'a ilgiyi daha da artırabiliyor.



Dick, twitter'da pazarlamacıların faydalanabileceği 3 çeşit durum olduğunu da anlattı:

  1. Planlı durumlar: Söz gelimi Dünya Kupası finalinin ne zaman izleneceği ve ne kadar ilgi uyandıracağı bilinebiliyor. Markalar bu fırsatları önceden planlayıp gerçek zamanlı ve filtresiz etkileşim için kullanabilirler. Burada yapılması gereken şey, durumun etrafında ne gibi duygular oluşacağını öngörüp, bu duygulara hitabeden işler yapmak.
  2. Yarı planlı durumlar: Bilgisi halka kadar inmemiş, ama işin içinde olan insanların bildiği durumlar. Mesela bir Snoop konserinde Tupac'ın anılması planlanıyor olabilir. Burada kesin bir çeşit tepki oluşacak, insanların ortaya çıkaracağı hashtag ne olacak belli değil ama kesin bir şeyler olacak. 
  3. Plansız durumlar: Hiçbir hesapta yokken birden peydahlanan durumlar. İşte burada fırsatçı olmak, pası değerlendirmek önem kazanıyor. Bunun için esneklik lazım, cesaret lazım, ama en çok geri dönüşü olan durumlar da bunlar.
Bu sene Şubat'ta NASCAR'ın Daytona ayağında bir kaza tüm pisti 200 galon jet yakıtına buladığında, orada sponsor olarak bulunan Tide, pası gole çevirmeyi bilmiş. Yarışa verilen 2 saatlik ara sırasında Tide görevlilerinin, Amerikan hanelerinde kullanılan deterjanın ta kendisiyle yerleri silmesinin gösterilmesi yetmezmiş gibi, twitter'da aşağıdaki fotoğrafa başlık atma yarışması açmış (#tidepower), sonra da ortaya daha da aşağıdaki film çıkmış.





Planlı durumlara ise güzel bir örnek, Burberry'nin geçen sene Londra Fashion Week'te yaptığı tweetwalk projesi. Burberry düşünmüş ki hafta sırasında yapılacak defileyi sadece birkaç şanslı insan seyredebilecek, diğerleri ise bu deneyime eş zamanlı olarak şahit olamayacak, o duyguyu yaşayamayacak. Çareeyi twitterda bulmuşlar ve defilede yer alacak modelleri podyuma çıkmadan önce fotoğraflayıp, daha defileye gelenler görmeden tüm dünyaya twitter'dan salmışlar. Şimdi düşünün bakalım, kim daha ayrıcalıklı?


Dick'in konuşması şapşahane devam ediyordu ama bizler Saatchi & Saatchi toplaşmasına gitmek üzere çıkmak zorunda kaldık. O yüzden bu da böyle sonu havada kalan bir yazımız olmuş oldu, naapalım :/

No comments:

Post a Comment