Monday, June 25, 2012

What's The Big Idea in P&G

P&G Global Marketing & Brand Building Officer Marc Pritchard'ın konuşması sırasında gaza gelip hemen bir foto koyuvermiştim zaten.
Kaçıranlar için az daha detaya girecek olursak, Pitchard konuşmasında P&G'nin 175 yıllık başarısını mümkün kılan büyük fikirlere ulaşmanın 3 basit kuralını anlattı.


1) Find the fruits in the roots.
Elinizdeki ürünün en basit gerçeğini, varoluş sebebini hiçbir zaman unutmayın ve işlerinizi bu basit gerçekliğe dayandırın.


Oda spreyi reklamı deyince, hele ki işin içinde P&G olunca, akla hemen ev hanımı, kızartma kokusu, annenin rahatsızlığı, evini temiz tutmanın gururu, 3 boyutlu ürün demosu filan geliyor değil mi? Ama bakın aşağıda neler var...



2) Fight for freedom.
Bu başlık altında "Creative brief is the killer of many creative freedoms" diye söze giren Pritchard, tüm pazarlamacılara ve ajanslara yaratıcılığa kelepçe takan brieflere boyun eğmemelerini öğütledi (ağlamıyorum yavrum, gözüme bişey kaçtı :~| ) ve Tide Pods işini örnek gösterdi.


3) Have the courage to say 'yes'.
Konuşmasının gözümüzün kenarına bir damla daha yerleştirdiği bu bölümünde, Pritchard pazarlamacılara seslendi ve yaratıcı işi onaylama cesaretini göstermelerini söyledi. "Evet ama...", "yeni fikirlere de bakalım" veya "olmadığını görelim" gibi yorumların yaratıcı işi ortaya çıkaran ruhu öldürdüğünü anlattı ve lafı, son yılların en duygusal işlerinden biri olan Olimpiyat kampanyasına getirdi.

Burada belirtmeliyim ki, bir haftalık Cannes maceramız boyunca bu aşağıya da koyduğum film, her köşebaşından bize kendini gösterdi ve her seferinde de tonlarca alkış aldı, onlarca katılımcıyı ağlattı, yüzlerce reklamcıyı kıskandırdı. Pritchard, bu işin altından kalkmanın kolay olmadığını, ama buna evet deme cesareti gösterildiğinde, normalde insanların satın alırken bile 5 saniye ayırmadığı ürünlerin birden bire ruh kazandığını ve insanlarla candan bir bağlantı kurduğunu hatırlattı.

Darısı tüm müşterilerin başına diyerek videoya bağlanalım. Eminim seyretmişsinizdir, ama bir daha izlemeye ve işin büyüklüğünü, prodüksiyonun iyiliğini ve buna "yes" diyen müşteriyi bir kez daha takdir etmeye değer...




No comments:

Post a Comment