Festival delegelerinin katılmak için birbirinin üstünden atladığı Nike - R/GA seminerinin konusu, Nike'ın son dönemde ürün denen şeyin yanısıra, deneyim üzerine de çalışmasıydı. İçindeki küçük çipiyle telefonuna bağlanıp ne kadar egzersiz yaptığını söyleyen ayakkabılardan sonra, performansını, ne kadar yukarı sıçrayabildiğini, kaç kere zıpladığını ölçüp biçen, bunları feysbuklarda yayınlayan, hatta gidip bazısı dünyaca ünlü atletlerle karşılaştırmanı sağlayan uygulamalar dünyası, Nike için yepyeni bir kapı açmış durumda.
Nike Dijital Sporlar Yardımcı Başkanı Stefan Olander dünkü seminer sırasında öyle bir laf etti ki, birçok markanın kulağına küpe olacak nitelikte: "This is not about marketing anymore. This has become the way we do our business."
Stefan bütün yapılanların arkasında yatan sebebin hala aynı olduğunu iddia ediyor: Başından beri dertlerinin hep aynı ("helping athletes doing better") olduğunu söylüyor ve ekliyor: onların bakışına göre kıpırdayan herkes atlet zaten. Konuya üretim değil pazarlama çerçevesinden bakmak bu kadar içten geliyorsa, işin ayakkabıdan deneyime kayması mantıklı değil mi?
Stefan geldikleri noktada, insanların vizyonu ("Just do it") markadan duymakla yetinmediğini, artık markanın onlara yapmak istedikleri şeyler için yardım da etmesini beklediklerini anlatıyor ("Now people demand us to help them do it") ve yaşamakta oldukları iş tanımı değişikliğini buna bağlıyor.
R/GA de buna mukabil başka bir dönüşüm geçiriyormuş, isimlerinden 'agency' kelimesini atmışlar çünkü artık Nike ile birlikte reklamdan öte bir şey yapıyorlarmış: Danışmanlık veriyor, Nike için ürün fikirleri buluyor (2 hafta egzersiz yapmazsan renk değiştirerek tüm dünyaya tembellik ettiğini duyuran bir ayakkabı mesela), teknolojiyle içli dışlı olup adına reklam diyemeyeceğimiz işler yapıyorlarmış.
Şimdi düşünüyorum, Saatchi & Saatchi 1998'de logodan 'Advertising' kelimesini düşürdü ve kendini "ideas company" olarak yeniden yarattı. Dedi ki dünyadaki pazarlama problemleri çeşitleniyor, bunların hepsinin çözümü 30 saniyelik bir reklam filmi olamaz. Biz bunu senelerdir müşterilerimize anlatıyoruz, hava atıyoruz filan ama, eğri oturup doğru konuşursak, hala hiçbir şey bizi televizyon kadar evimizde hissettirmiyor değil mi?
(sunum malzemeleri henüz yüklenmedi, daha sonra görselleri update edeceğim. şimdilik elimde sadece bizim yerlerde seminer izlerken fotolarımız var bu konuya dair.)
No comments:
Post a Comment